5
A. TARİH ÖNCESİNDE YAŞAYAN İNSANLARIN MEDENİYETİ
KURUŞU
Tarih öncesi çağ, arkeolojik kaynaklara
göre M.Ö. 50-60 bin yıllarından başlayıp yazının icadı olan 4000 yılına kadar
devam bir zaman dilimidir. İnsanlık tarihinin yaşadığı en ilkel ve fakat en
uzun dönemidir. Bu dönemde ateş, tekerlek, kesici ve delici aletler olmak üzere
bir çok alet yapılmıştır.
Medeniyet tarih öncesinde kurulmaya, bilhassa
Sümerlerin yazıyı icadıyla gelişmeye ve genişlemeye başlamış ve bu gelişme ve
genişleme günümüze kadar devam etmiş, ileriki zamanlarda da devam edecektir.
Acaba, bugünün insanlarının uzaya
çıkabilme seviyesine ulaştığı bilim ve teknolojilerin medeniyete katkısı mı
daha önemli yoksa ayağına ilk defa ayakkabıyı giyen; ateşi ve yazıyı bulan ve
bunun devamında adım adım ilerleyerek yapılan icat ve keşifler mi daha önemlidir?
Öncelikle bu sorunun cevabını bulabilmek için başlangıcından itibaren günümüze
kadar ulaşan kültür başlığı altında toplayabileceğimiz icat ve keşifleri
bilmekte yarar varır (Bu husus, ekler
bölümünde incelenebilir.).
İnsan topluluklarının tarihinin
yazılmasından önce yaşayış biçimleri özellikle mağara resimlerinden ve
kullandıkları aletlerden günümüze kadar gelen kalıntılara bakılarak iki bölümde
incelenmektedir.
Tarih öncesi dönemde insanlar hem
avlanmayı hem de taşları yontmayı, demiri eritmeyi, tunç yapmayı
keşfetmiştir.
Kaba taş devri icat ve keşifleri
(kültürü)
İnsanlık tarihinin bilinmeyen
zamanlarından başlayarak ilk defa araç kullanmaya başladıkları zamana kadar
olan devri Kaba Taş Devri olarak adlandırılır. Bu dönemde daha çok avlanmak ve
kendilerini vahşi hayvanlardan korumak için kaba ve sivri taşları kullandıkları
varsayılabilir. Hayvanları avlamayı bu dönemde keşfetmiş oldukları
görülmektedir.
Avladıkları hayvan postlarından
giysiler yaparak örtünmüş oldukları da bu dönemde olabilir.
İhtimal ki ilk ayakkabı da bu dönemde
icat edilmiştir. Belki insanoğlunun en önemli keşiflerinden biri de ayakkabıyı
icat etmesidir. Çünkü yalın ayak bir yerden başka bir yere avlanmak veya başka
maksatla gitmek için çakılların ve taşların üzerinde yürümenin eziyet verici
olduğu düşünülebilir.
Bu gibi buluşlar ve icatlar, o dönemde
yaşayan insanların icat ettiği bir kültür unsuru olmakla birlikte aynı zamanda
medeniyete attığı ilk adım olarak kabul edilebilir. Başka bir söyleyişle, Kaba
Taş Devri, medeniyetin ilk ve temel unsuru olan alet kullanabilme kültürünün
oluştuğu devirdir.
Yontma taş devri icat ve keşifleri
(kültürü)
Yine tarihin kaydetmediği bir zamandan
insanlar, kullandıkları taşları birbirine sürtüp yontarak araç yapmayı keşfetmiştir.
İnsanlık tarihinin en önemli ve ilk keşfi, taşları yontmayı icat etmiş
olmasıdır. Böylece, bu aletleri kullanarak
hem kendilerini korumak hem de daha kolay avlanmaya başlamışlardır. Ayrıca bu
sivri taşları kullanarak mağara duvarlarına da ilk resimleri yapmış ve bu yolla
haberleşmiştir.
Ateş de bu dönemde bulunmuştur.
Taş Devrinden kalma aşağıdaki eserler bulunmuştur:
Antalya’da Beldibi, Belbaşı ve Karain (Neanderthal neslinden bir çocuk dişi ve
Homo Sapiens “Düşünen adam” kafatası bulunmuştur.) mağaraları
Gaziantep’te Dülük mağarası.
Medeniyete katkısı bakımından bu dönem,
alet yapabilme kültürünün oluşması bakımından önemlidir. Yaptıkları bu
aletlerle avlanma, haberleşme, mağaralarda yaşama kültürünü geliştirmişlerdir. Bu
yolla medeniyete katkıda bulunmuşlardır.
Cilalı taş devri icat ve keşifleri
(kültürü)
Taşların parlatılarak daha kullanışlı
araçlar yapılmış, böylece daha kolay işe yarayacağı keşfedilmiştir.
Topraktan da çeşitli kap-kacak
yapılmıştır.
Tarım etkinlikleri yapılmaya başlanmış,
bunun sonucu olarak insanlar arasında daha yakın ilişkiler kurularak küçük
yerleşim birimleri yani köyler kurulmuştur. Bazı hayvanlar evcilleştirilmiştir.
Bu dönemde bitki liflerinden elbiseler
yaptıkları ve ilk defa iğne-iplik kullandıkları da anlaşılmaktadır.
Cilalı Taş Devrine ait bulunan
kalıntılar:
Konya Çumra’da Çatalhöyük
Diyarbakır’da Konya’da Çatalhöyük
Çayönü (buğday, nohut, mercimek gibi
tahıl ürünleri, koyun, köpek, keçi, sığır gibi hayvan kalıntıları) yerleşimleri.
Alet yapmakta ve kullanmakta
ustalaşmaya başlayan insanlar topraktan kap-kacak yapmaya başlayarak medeniyet
alanında ilerlemeye katkıda bulunan kültürünü geliştirmişlerdir.
Bakır devri icat ve keşifleri (kültürü)
Yine tarihi bilinmemekle birlikte
arkeolojik kalıntılardan anlaşıldığına göre bu dönemde, ateşi bulmuş olan
insanlar bakırı eriterek çeşitli aletler ve araçlar yapmışlardır.
Anadolu’da Bakır Taş Devri buluntuları:
Burdur Hacılar, Konya Canhasan, Denizli
Beycesultan, Orta Anadolu’da Güllücek, Van-Tilkitepe önemli yerleşimleri.
Tunç devri icat ve keşifleri (kültürü)
İnsanlar, kalayı da bu dönemde
bulmuşlardır. Bakır ile kalayı her nasılsa eritip karıştırarak tunç
yapmışlardır. Böylece daha sert ve dayanıklı araç ve aletler yapmaya başlamıştır.
Karasaban, bu dönemde bulunmuş, toprağı
işlemek kolaylaşmıştır. Böylece elde ettikleri ürünleri takas suretiyle ticari
hayatı başlatmışlardır. İlk şehir yapılanması da bu döneme rastlamaktadır.
Şehir yapılanması ile birlikte milletleşme ve devletleşme de oluşmaya başlamıştır.
Tunç Devri bulguları:
Yozgat Alişar, Çorum Alacahöyük,
Çanakkale Truva yerleşimleri.
Demir devri icat ve keşifleri (kültürü)
İnsanoğlu, günümüzde de olduğu gibi her
dönemde ateşten yararlanmıştır. Demiri keşfettikten sonra eriterek daha geniş
yaşam alanlarına uygulamışlar. Sanayinin temelini atmaya başlamıştır.
Bu dönemin sonlarına doğru yazıyı icat
etmişlerdir.
Yukarıda açıklandığı gibi bakır, tunç
ve demir devirlerinde insanlar öncekilere göre daha ileri düzeyde bir kültür
oluşturarak medeniyetin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.
Görüldüğü gibi insanlığın bugünkü
düzeyine ulaşmasında tarih öncesinde insanlar binlerce yıl hem kendi
kültürlerini geliştirmişler hem de buna bağlı olarak medeniyetin temel taşlarını
atmışlardır.
Bilinen bir millet tarafından yazının
icadının dahi, mağara resimlerinden esinlenmiş oldukları dikkate alınacak
olunursa, medeniyeti oluşturan bu temel kültür değerleri hiçbir milletin veya
topluluğun malı değildir.
Yorumlar
Yorum Gönder