Ana içeriğe atla
4
MEDENİYETİN OLUŞUMU
İnsanlık tarihi, genel olarak yazının icadından önce ve sonra olmak üzere iki bölümde incelenir.
Ek 1’de gösterilen toplumların ve milletlerin kültür, bilim ve teknolojiden ibaret olan medeniyetin temelinin ve esasının yazının icadından önce ve kısa bir süre sonra atılmış olduğu açıkça görülür.
Bugün ulaştığımız kültür, bilim ve teknoloji kaynaklarının bir kısmı gösterilmiş, bir kısmı unutulmuş olsa da esasen çoğunun hangi devirde icat veya keşfedildiği bilinse bile birçoğunun hangi millet veya topluluk tarafından ortaya konduğu bilinmemektedir.  Örneğin bugün ekmek yapıp yediğimiz buğday, bitki olarak tabiatta bulunsa bile hangi toplum ve ne zaman toprağa atıp yetiştirmeyi akıl etmiştir? Diyelim ki tesadüfen olmuştur, peki, hangi toplum ve ne zaman buğdayı un yapan teknolojiyi keşfetmiştir? Yani bugünkü modern tarımın öncüleri kim ve ne zaman olmuştur? Ayakkabıyı kim ve ne zaman icat etmiştir? Acaba, Arşimet, suyun kaldırma gücü olduğunu bulmuş mudur yoksa farkına mı varmıştır? İnsanlar, bu keşiften önce yüzmeyi yahut sandalla su üzerinde hareket etmeyi bilmiyorlar mı idi? Arşimet’in yaptığı iş, daha önce de bilinen ve uygulanan bir doğa kanununu sözle ifade etmiş olması mıdır?
Bugün yaşadığımız ve “medeniyet” dediğimiz yaşama seviyesinin temelleri günümüzden en erken 3000-4000 yıl önce atılmıştır. Bugün uzay teknolojisi olarak övünülen teknolojik ve bilimsel ilerleme yüzlerce yıl önce en azından hayal edilmiştir. Demir eritilmiş, bakırla kalay karıştırılarak tunç yapılmış; böylece ilk fizik ve kimya biliminin temelleri bilinmeyen toplumlar ve bilinmeyen zamanlarda atılmıştır. Yüzyıllar içinde insanlar bu temel medeniyete katkılarda bulunmuştur.
Aşağıda tarih öncesinde ve tarih çağlarında yaşamış toplumların ve insanların icat ve keşfettikleri kültürü, bilimi ve teknolojiyi, kısaca medeniyeti nasıl oluşturduklarına ilişkin ilk akla gelenler ayrıntıya girilmeden anlatılmaya çalışılmıştır.
İnsan topluluklarının tarihinin yazılmasından önce yaşayış biçimleri özellikle mağara resimlerinden ve kullandıkları aletlerden günümüze kadar gelen kalıntılara ve yazının icadından sonra kayıtlara bakılarak iki bölümde incelenmektedir.
A. Tarih öncesi
b. Tarih sonrası


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sözlerinden bazıları Mustafa Kemal Atatürk çok zekî bir insandır. Zekâsını okuduğu kitaplarla ve gözlemleriyle beslemiştir. Ve gerçek bir liderdir ve çok ileri görüşlüdür. Bugün, dünyanın pek çok ülkesinde onun büstleri ve heykelleri ve sözleri halâ güncelliğini korumaktadır. Onun topluma rehberlik eden ve ülkenin ve milletin yönetim, ekonomi, eğitim, dış ve iç politika gibi konularda söylediği sözler halen canlılığını korumaktadır. Bu sözlerden bazıları aşağıda gösterilmiştir. Yurtta sulh, cihanda sulh.  İngilizcesi Peace at home, peace in the world. Our true mentor in life is science.   Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.   Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. İngilizcesi Culture is the foundation of the Turkish Republic. İstikbal göklerdedir. Güzel sanatlardan mahrum kalmış bir millet, damarlarından birini kaybetmiş demektir. Süngülerle, silâhla ve kanla kazandığımız askerî zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da z...

TARİHTEN ÖNCE VARDIK, ŞİMDİ DE VARIZ, YARIN DA OLACAĞIZ.

10 TÜRKLERİN MİLLET OLARAK DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIŞI [1] Türkler, Ön Türkler olarak adlandırılan Göktürklerden ve tarih öncesi dönemde Orta Asya’da   Altay Dağları   ile   Tanrı Dağları   arasındaki bölgede tarih sahnesine çıkmıştır (M.Ö. 6000). İster yaratılış ister türeyiş hangi kurama inanırsanız inanınız küçük topluluklar halinde yaşamaya başlayan topluluklar avcılık hayatlarından çiftçilik ve çobanlığa geçmeleri ile ilk milletleşme olgusuna 8000 yıl önce (M.Ö. 6000) geçmeye başlamıştır. Türk milletini oluşturan ve değişik bölgelerden gelerek Altay-Tanrı Dağları arasında toplanan insanlar da bu tarihlerde koyun yetiştiriciliğinden başlayarak atlı göçebe hâlinde birleşerek komşularının Türk olarak adlandırdığı Türk kültürünü oluşturmuştur. Bu tarih aşağı-yukarı Tunç Çağına rastlamaktadır. Tarih öncesi kültürler anlatılırken de söylendiği gibi Tunç Çağında tarih sahnesine çıkan Türkler, ana yurt olarak edindikleri bu bozkırlarda hayvancılık, avcılık, taştan ...