12
Emperyalizmin sosyal
milliyetçiliği
Kendine benzetme (Asimilasyon)
Silah
veya ekonomik üstünlüğü olan milletler (devletler., gerek topraklarına, gerek
insan gücüne veya gerekse doğal zenginliklerine ya da kendi dinî inançlarını
kabul ettirmek üzere daha zayıf olan milletlerin ülkelerini ya silâh gücüyle ya
da propaganda yoluyla istilâ eder. İstilâ ettikleri ülkelerin insanlarını daha
kolay yönetmek üzere kendilerine kısmen benzetmeye, kendileri gibi yaşamaya veya inanmaya zorla
veya propaganda (sanki gönüllü imiş gibi. benimsetmeye çalışırlar.
Sömürgeleştirme
ya silâh zoruyla ya da misyonerlik vasıtası ile yapılır. Misyonerlik
faaliyetleri hem asimilasyona yönelik hem de Hıristiyanlığı yayma şeklinde
gerçekleşir. Hıristiyanlığı yaymaları esasen Hz. İsa’nın öğretilerini
benimsetmekten çok kendileri ile dinî bir müştereklik sağlamaktır. Böylece eski
inançlarını terk eden toplumlar, kendilerini sömürmeye başlayan “efendileri”
gibi düşünmeye başlar. Elbette bu arada az-çok giyim kuşamlarında da değişmeler
olur. Böylece hem şekil hem de inanç bakımından benzerliği olan bu toplulukların
efendilerine karşı gelmeleri her zaman düşünülemez.
Bunun
tipik bir örneği Afrika’da yaşanmıştır. Misyonerler Hıristiyanlığı öyle bir
anlatmışlar ki, bir süre sonra bu inancı kabul etmişler. Ancak uyandıklarında
topraklarının efendilerinin, İncil’in ise kendi ellerinde olduğunu fark
etmişlerdir.
Amerika’ya
kaçan Avrupa’nın hırsızları, katilleri, canileri, hapishane kaçkınları yanında
hapis cezası alanların da ayrıca gönderildiği yeni keşfedilen Amerika’nın öz
sahibi olan yerli halklar, silâh zoruyla veya ikna yoluyla asimile edilmişlerdir.
Böylece yerli halk üzerinde bir soy kırım uygulanmıştır.
Günümüzde AB ve ABD ne yapmak istiyor?
Esasen
başta ABD olmak üzere AB devletleri yukarıda ihtilaf kaynağı olarak belirtilen
Başta
ABD ve AB ülkeleri Türk milletinin sosyal genlerinde bulunan yukarıdaki
ülkücülüğü çok iyi bilmektedir ve bunun için alması gereken ne kadar önlem
varsa almaya gayret etmektedir.
Protestan
ve Ortodoks kiliseleri kendi aralarında yüzlerce yıldan beri devam eden savaşı
durdurmak için dinî ittifak yapmaya çalışmaktadır.
Bu
ittifak, ister istemez karşı bir ya Türk ya İslâm ittifakı oluşturacaktır. Bu ittifaklar ise giderek
ihtilafa dönüşecektir.
Türk
veya İslâm ittifakı oluşturulmasının temel sebebi, Türk Devletinin Avrupa ile
tarihî ilişkilerinden hem de komşuluk ilişkilerinden kaynaklanacaktır.
Çünkü,
yalnız din değil soy itibarı ile birbiri ile geçmişlerinden gelen akrabalık ve
benzer kültürlülük bakımından önemli benzerlik ve yakınlıkları olan Avrupa
devletleri AB ilişkileri ve ABD ise dostluk görüntüsü altında Türk Ordusunu ve
milletini kendi inançdaşlarına karşı kullanma eğilimdedir. Örneğin NATO görüntüsü
altında bir İslâm ülkesi olan Libya’ya yapılan operasyona Türk ordusunu ortak
ederek iki ülkenin arasını açmış ve ittifakını önlemiştir. Suriye ve Irak
politikasında da benzer politikalar izlenmiştir. Böylece Müslüman Türklerle
diğer Müslüman ülkelerinin ittifakını önlemeye hatta birbirine düşman etmeye
çalıştığı gözden kaçmamaktadır.
Gerek
AB ülkeleri gerekse ABD, bir taraftan Türkiye ile ittifak yapmış görünmekle
birlikte öte yandan bölücü bir terörist örgüt olan PKK’ya göz kırpmakta para ve
silâh kaynakları oluşturmakta; insan ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan bu örgüte
her türlü desteği vermektedir. Türkiye’nin güneyinde BOB projesi adı altında
ABD-İsrail dayanaklı Türkiye-İran-Irak toprakları üzerinde bir Kürt devletinin
kurulması için sözler verilmektedir.
Bir
taraftan da öz be öz Türk olan ancak sadece mezhep farklılığı olan Aleviler
üzerinde de gerek ülkemiz içinde gerekse ülkemiz dışında kışkırtıcı oyunlar
oynamaktadır.
Kısaca
Türkiye’yi kendi tarafında ittifak yapmış gibi tutarak esas ittifak kurması
gereken ülkelerden uzaklaştırmak için elinden geleni yapmaktadır.
Bu
çaların boşuna bildiği halde 150 yıldan beri uğraşıyorlar.
Yorumlar
Yorum Gönder