9
TÜRK KÜLTÜRÜNÜN MEDENİYETE KATKILARI
Howkington,
tezinin ana hatları bakımından medeniyetler çatışması ve Türk tarihi bakımından
da özellikle Atatürk’ün ilke ve inkılâplarına (devrimlerine) karşı çok geniş
yer ayırarak amansız bir savaş açtığı görülmektedir.
Anlaşılıyor
ki Türklere ve Atatürk’e karşı kini olan ve onu sevmeyen hain diyebileceğimiz
insanlarla veya onların yazdığı kitaplarla temas kurduğu anlaşılmaktadır.
Bu
nedenle, Howkington’un ve takipçilerinin Türkler hakkında söz söyleyebilmesi
için öncelikle Türk adının anlamını, Türk kimliğini, Türk siyasi ve kültür
tarihini çok iyi bilmesi gerekir. Bunun yanında Atatürk’ün gerek sosyal, gerek
ekonomik ve başka çeşitli yönlerinden; Türk milletini nereden alıp nereye
getirdiğinin mukayesesini yapmalıdır öncelikle.
Howkington
ve takipçileri şuna inanmalıdır: Amerika tarihi başta olmak üzere hiçbir millet
yoktur ki Türk tarihinden söz etmeden kendi tarihini yazabilsin. Çünkü Orta
Asya’da ve Mezepotamya’da başlayan
milletleşme ve devletleşme, yeryüzünün bilinen tarihi içinde şu veya bu şekilde
temasta olmadığı hiçbir bir millet yoktur. Hatta İngiltere’de basılmış
olan “Histroy of Wold” isimli eserde
Türklerin göç yollarını gösteren okların Britanya’nın kuzeyine kadar uzadığı
görülmektedir.[1]
Amerika kendi tarihini yazarken, bağımsızlık savaşı sırasında Türk Cihan
Devleti (Devlet-Âli Osman-i)’nin gemilerle Amerika halkına erzak gönderdiğinden
de söz etmesi gerekir.
Bu nedenle
hangi devlet olursa olsun, hangi millet olursa olsun, Türk arşivine dayanmadan
kendi tarihini yazamayacaktır.
Aşağıda
bir fikir vermek üzere Türk adının anlamı, Türk kimliği, Türk kültür tarihi
hakkında özet bilgi verilmiştir.
TÜRK ADI
Tarihî bir
gerçek olarak her millet adını kendi koymamıştır. Her milletin adını komşusu
olan ülkeler, o ülkede yaşayan insanların bariz özeliklerini dikkate alarak kendi
dillerinde adlandırmıştır. Başka bir söyleyişle her millet komşusu veya başka
bir milleti nasıl görüyorsa kendi dilinde öyle adlandırmıştır. Nasıl ki, doğan
bebeğe başkası (anne-babası veya başka biri) ad veriyorsa milletlere de aynı
şekilde başkaları ad vermiş ve bu ad, o toplum tarafından benimsenmiştir.
Bu nedenle
biz “Türk” olduğumuz için değil, bize “Türk” denildiği için Türk’üz. Aynı şey
örneğin İngiliz, Fransız, İtalyan vs. için de böyledir. Menşeini bilmememle
birlikte İngiliz, Fransız, Germen isimlerinin de komşuları tarafından verildiği
ve esasen bu adların konuştukları dile ait olmadığını düşünürüm. Buna göre
“Türk” adı, Çin halkı tarafından komşu ülkesine, Çin adı da onlara Türk halkı
tarafından verilmiş olması gerekir. Yani “Türk” adı Çincedir, Çin adı ise Türkçedir.
Ancak bir
istisna olarak, Büyük Hun Hakanı Atilla’nın Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’nın
doğusuna doğru ilerleyerek Roma Devletinin başkentini tehdit ettiği
bilinmektedir. Bugün Türklerin Macar dediği bu kavim kendilerini ve başka
ülkeler Hungar (Hun) olarak tanımlamaktadır. Türkiye Cumhuriyetinin
kuruluşundan önceki devlet, her ne kadar kendisini “Devlet- Âli Osmanî” olarak
adlandırsa da en eski Avrupa atlaslarında dahi bu devlet “Türkey” olarak
adlandırılmıştır.
Vikipedi Özgür Ansiklopedisinde, “Fransız Türkolog Jean
Paul Roux, antik Çin yazılarında sözü edilen ‘Tue'kue’ sözcüğünün Türk anlamına geldiğini kabul eder ve
‘Türk’ olgusunu milattan önceki yüzyıllara kadar geri götürmenin mümkün olduğu”
görüşünü savunur.
Tunç
Çağında tarih sahnesine çıkan Türk milletinin adının kaynağı hakkında bilgi
yoktur. Ancak aşağıda söylendiği gibi savaşçı bir millet olarak teşekkül eden
bu topluluk Çin milleti ile çok çetin savaşlar yaptığı tarihen kayıtlıdır. Bu
savaşlardaki üstünlüklerini en doğru şekilde temsil ve Türk adını verdikleri bu
milletin akınlarından kurtulmak ve korunmak için Çin Seddi’ni yaptıkları da bilinmektedir.
Bu nedenle, Çin milleti, komşusu olan bu milleti “miğferli veya tolgalı, kuvveli, güçlü, cesur” anlamına gelen “T’u-küe” veya “Tu-chueh” yani “Türk” sözcüğü ile tanımlamıştır.
Bir
Türk devleti kurmuş olan Uygurlar Türk adını “güçlü, kuvvetli, kudretli,
nizamlı anlamında kullanmıştır.
Türklerin bağımsız veya Cihan Devleti kurdukları dönemlerde
savaştıkları ve komşu oldukları ülkelerin milletleri Türkleri yaklaşık
anlamlarda; Romalılar
ve Bizanslar “kudretli Hun”; Araplar, uzak yerlerden gelmiş anlamında “terk”; olarak adlandırmışlardır.[2]
Bir
Cihan Devleti kuran Selçuklar, Türk adını bazen “bahadır”, bazen de taşralı veya kırsallı anlamında “kaba” anlamında kullanmıştır.
Türk
kültürünü yansıtan Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügat-it Türk adlı eserinde Türk
adını “olgun (kemâl), “kuvvetli, kudretli
ve güçlü” anlamında kullanmıştır.
Görüldüğü gibi Türk
milletine komşu olan milletler hemen hemen Türk adını aynı anlamda kullanmışlardır.
“Göktürk Devleti”
“Türk” adıyla kurulan ilk devlettir.[3]
Ülke adı olarak “Türkiye”, ilk defa Bizans kaynaklarında görülmektedir.
VI. yüzyılda “Türkiye” adı, Orta Asya’yı tanımlamak üzere kullanılmıştır. IX.
ve X. yüzyıllarda Volga’dan Orta Avrupa’ya kadar olan alana “Türkiye”; ayrıca
Türklerin doğu-batı genişlemesine göre Doğu Türkiye veya Hazar; Batı Türkiye
veya Hungarya-Macar ülkesi; XIII. yüzyılda Mısır ve Suriye toprakları da “Türkiye” olarak adlandırılmıştır. Anadolu
ise XII. yüzyıldan itibaren Avrupa ülkelerinde de “Türkiye” adı söylenmiş ve yazılmıştır.
[1]
Kitabın kimliğini tam hatırlamıyorum. Ama İngiltere’nin resmî tarihi olduğunu
biliyorum, okudum.
[2]
Her ne kadar emperyalist anlamda “imparatorluk” sözü kullanılsa da büyük Türk
devletlerinin adı “Türk Cihan Devleti” olarak söylenmek gerekir.
[3]
Bunun dışında bir de şimdiki devletimiz olan “Türkiye Cumhuriyeti” Türk adı ile
kurulan son devlettir. İlk devlet ise Göktürk devletidir. Bunun dışında Türk
adıyla devlet kurulmamıştır. Kurulan devletler ve beylikler ise kurucusunun adı
ile veya kurucu ailenin (hanedanın) adıyla kurulmuştur: Devlet-i Âl-i Osmanî,
Selçuklu, Karahanlı gibi. Yukarıda da söylendiği gibi komşuları bu devletleri
hep Türk ve Türkiye olarak adlandırmıştır.
Yorumlar
Yorum Gönder