2
MODERN (!) DÜNYANIN KAST SİSTEMİ
ABD
ve AB ittifakı kuran zengin ülkeler, fakir fakat doğal kaynakları zengin
ülkeleri sömürmek için; savaş, işgal, propaganda, tehdit, ambargo gibi her
türlü yöntemi kullanmaktadır.
Elbette
yeryüzünde çeşitli sebeplerle medeniyete yeteri kadar ulaşamamış, yer altı
zenginlik kaynaklarını bilimsel ve teknolojik bakımından yetersizlik sebebiyle
işletememiş milletler vardır. Bu milletlerin birçoğu yaşayış biçimi, kültürü,
inancı ve coğrafî konumu bakımından benzerlikler göstermektedir. İnsanlar
arasında olduğu gibi milletler arasında da benzerlikler arttıkça dostluk ve
ittifak edebilme düzeyi de yükselir. [1]
ABD
ve AB ülkeleri, benzerlikleri olan bu milletleri birbirinden farklılaştırmak ve
ayrıştırmak için gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler, az gelişmiş
ülkeler, gelişmemiş ülkeler gibi sınıflara ayırmıştır.
Bu
ayırım sonucu aynı grupta olan ülkeler birçok yönden benzerlikleri olsa bile
psikolojik olarak kendilerine uygun görülen sınıf içinde yer alacakları için
bir ittifak yapma şansları kalmamaktadır. Başka bir söyleyişle; ABD ve AB
ülkeleri tarafından Amerika, Asya, Afrika kıtalarında yaşayan her millete bir
düzey rolü biçmiş, onları sınıflara ayırmış ve bu rolü onlara benimsetmiştir.
Bunlardan
gelişmemiş, az gelişmiş, gelişmekte olan ülkelere durumlarına göre çeşitli
yardım görünümü altında destek verdiklerinden birbirleriyle ittifak yapmaları
imkânsız hale getirilmiştir.
Kendilerine
modern, ötekilere geri veya barbar diyen ülkeler, yukarıda söylendiği gibi
milletleri kast sistemine göre düzenlemişler ve bir sınıftan ötekine geçmeyi
imkânsız hâle getirmişlerdir.
Huntington ise medeniyetleri “Batı,
Lâtin Amerika, Afrika, İslâm, Çin, Hindu, Ortodoks ve Japon” medeniyetleri şeklinde
gruplandırmıştır.[2]
Milletleri tekrar mensup olduğu
medeniyet grubu içinde yeni bir kast sistemine tabi tutmuştur: “üye ülke, yalnız
ülke, merkez ülke, bölünmüş ülke, kararsız ülke.” Bu ayırıma da çeşitli
ülkeleri örnek göstermiştir.
Huntington, milletlere
kendilerine ayrılan sınıf içinde yer almaları için algılarıyla oynamakta ve
psikolojik bir operasyon yapmaktadır.
Buna göre, yukarıda söylendiği gibi her ülkenin kendi sınıfında çakılıp
kalmasına razı olmasını sağlamaya çalışmaktadır.
[1]
Örneğin 1914 Rus ihtilâlinden sonra ülke topraklarına hakimiyet Kuran Komünist
yöneticiler; Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan gibi Türk milletine mensup
ülke halkının aralarındaki benzerliği azaltmak ve ayrıştırmak için farklı
alfabeler kullanılmasını zorlamıştır.
[2]
Bu gruplandırma, coğrafî ve dinî konuma göre yapılmıştır.
Yorumlar
Yorum Gönder