Ana içeriğe atla
                                                                  3

MEDENİYETİ OLUŞTURAN TEMEL KAYNAKLAR
Medeniyetin ve kültürün çeşitli tanımları yapılmıştır. Bu tanımları tartışmak konumuz dışındadır. Ancak medeniyet insanların tarihi bilinmeyen bir zamandan başlayarak oluşturdukları kültürlerin kesişim yani ortak noktasıdır.
Medeniyet, insan zekâsının ortaya koyduğu en üst düzeyde yaşamasını sağlayan bir oluştur ve süreklidir. Bu süreklilik ekteki açıklamalar dikkate alındığında ilk zamanlarda oldukça hızlı olmuş, günümüze yaklaştıkça yavaşlamıştır.
Kültürlerin kesişim noktaları yani medeniyeti oluşturan başlıca unsurlar şunlardır: bilim, teknoloji, güzel sanatlar.
İnsanlar ilk zamandan itibaren farkına vararak veya varmayarak zamanlarına ve imkânlarına göre en refah şekilde yaşamalarını sağlayacak buluşları ve keşifleri günlük hayatlarına uygulamıştır.
İnsanların yaşama biçimi ve güzel sanatlar genel olarak her millete özgü ve milletleri farklılaştıran unsurlar olmak itibarı ile burada incelenmemiştir.
Esasen bilim ve teknolojideki ilerlemeler, ilk insandan itibaren başlamış olmakla birlikte keşifler veya icatlar toplumsal değil bireyseldir.
Toplumun daha zeki insanları tarafından yapılan keşifler ve icatlar (bilim ve teknoloji) bir topluma mensup bir kişi tarafından ortaya konulmuştur. Bu bireysel keşif ve icatlar, ekteki örneklerde görüldüğü gibi o kişinin mensubu olduğu topluma atfedilmiştir. Örneğin Amerika kıtasını Kristof Kolomp keşfettiği hâlde, bu keşif İspanyollara mal edilir. Bu gibi hususlar, toplum sosyolojisi bakımından bütün milletler veya topluluklar için de geçerlidir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

4 MEDENİYETİN OLUŞUMU İnsanlık tarihi, genel olarak yazının icadından önce ve sonra olmak üzere iki bölümde incelenir. Ek 1’de gösterilen toplumların ve milletlerin kültür, bilim ve teknolojiden ibaret olan medeniyetin temelinin ve esasının yazının icadından önce ve kısa bir süre sonra atılmış olduğu açıkça görülür. Bugün ulaştığımız kültür, bilim ve teknoloji kaynaklarının bir kısmı gösterilmiş, bir kısmı unutulmuş olsa da esasen çoğunun hangi devirde icat veya keşfedildiği bilinse bile birçoğunun hangi millet veya topluluk tarafından ortaya konduğu bilinmemektedir.  Örneğin bugün ekmek yapıp yediğimiz buğday, bitki olarak tabiatta bulunsa bile hangi toplum ve ne zaman toprağa atıp yetiştirmeyi akıl etmiştir? Diyelim ki tesadüfen olmuştur, peki, hangi toplum ve ne zaman buğdayı un yapan teknolojiyi keşfetmiştir? Yani bugünkü modern tarımın öncüleri kim ve ne zaman olmuştur? Ayakkabıyı kim ve ne zaman icat etmiştir? Acaba, Arşimet, suyun kaldırma gücü olduğunu bulmuş mudur...
Sözlerinden bazıları Mustafa Kemal Atatürk çok zekî bir insandır. Zekâsını okuduğu kitaplarla ve gözlemleriyle beslemiştir. Ve gerçek bir liderdir ve çok ileri görüşlüdür. Bugün, dünyanın pek çok ülkesinde onun büstleri ve heykelleri ve sözleri halâ güncelliğini korumaktadır. Onun topluma rehberlik eden ve ülkenin ve milletin yönetim, ekonomi, eğitim, dış ve iç politika gibi konularda söylediği sözler halen canlılığını korumaktadır. Bu sözlerden bazıları aşağıda gösterilmiştir. Yurtta sulh, cihanda sulh.  İngilizcesi Peace at home, peace in the world. Our true mentor in life is science.   Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.   Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. İngilizcesi Culture is the foundation of the Turkish Republic. İstikbal göklerdedir. Güzel sanatlardan mahrum kalmış bir millet, damarlarından birini kaybetmiş demektir. Süngülerle, silâhla ve kanla kazandığımız askerî zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da z...

TARİHTEN ÖNCE VARDIK, ŞİMDİ DE VARIZ, YARIN DA OLACAĞIZ.

10 TÜRKLERİN MİLLET OLARAK DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIŞI [1] Türkler, Ön Türkler olarak adlandırılan Göktürklerden ve tarih öncesi dönemde Orta Asya’da   Altay Dağları   ile   Tanrı Dağları   arasındaki bölgede tarih sahnesine çıkmıştır (M.Ö. 6000). İster yaratılış ister türeyiş hangi kurama inanırsanız inanınız küçük topluluklar halinde yaşamaya başlayan topluluklar avcılık hayatlarından çiftçilik ve çobanlığa geçmeleri ile ilk milletleşme olgusuna 8000 yıl önce (M.Ö. 6000) geçmeye başlamıştır. Türk milletini oluşturan ve değişik bölgelerden gelerek Altay-Tanrı Dağları arasında toplanan insanlar da bu tarihlerde koyun yetiştiriciliğinden başlayarak atlı göçebe hâlinde birleşerek komşularının Türk olarak adlandırdığı Türk kültürünü oluşturmuştur. Bu tarih aşağı-yukarı Tunç Çağına rastlamaktadır. Tarih öncesi kültürler anlatılırken de söylendiği gibi Tunç Çağında tarih sahnesine çıkan Türkler, ana yurt olarak edindikleri bu bozkırlarda hayvancılık, avcılık, taştan ...